Dikkat Jaws Geliyor:)

Haftosunu küçük bir İstanbul kaçamağımız oldu. Ama ne kaçamak.. Bayrampaşa’nın ortasında köpek balıklarının arasında kaldık:) Yok, inanılır gibi gelmedi size biliyorum. Ben de görene kadar aynen sizin gibi düşünüyordum ama hani o Jaws serisinin korkunç kahramanı burnumuzun dibine kadar yaklaştı emin olun. Tabi filmdeki gibi devasa değildi, bir de bana çok sevimli geldi elimi uzatıp kafasını sevesim geldi:)

Sakın oyuncakçıya gittim sanmayın. Halis muhlif kanlı canlı köpek balıklarıyla görüştüm geldim:) Neyse daha fazla meraklandırmayım sizi. Forum İstanbul’daydık. Önce İKEA, sonra da hemen yanıbaşındaki Forum İstanbul’u gezdik. Tam çocuklarla gidilecek harika bir yer, ben tam not verdim doğrusu..

İster alışveriş yapın, ister oturun Gloria Jeans’de bir kahve molası verin, isterseniz de mini mini puz pateni pistinde cıvıl cıvıl çocukların içinde kayın. Dedim ya, çocuklar için harika aktivite noktaları var Forum İstanbul’da..

Turkuazoo’ya girerken kapıda bir çocuk topluluğuyla karşılaştık. Büyük ihtimalle bir anaokulundan geliyorlardı. Onlarla gezmek daha bir zevkli oldu. Meraklı bakışları ve heyecanlı sorularıyla hepimizi etkiledi çocuklar. Akvaryumların önündeki açıklamaları okuyup bol bol yorum yaptılar.

Hiç görmediğim bir sürü balıkla tanıştım ben de çocuklar gibi şen bir şekilde. Malum yanımızda onlarca çocuk varken, biz de çocukluk yıllarımıza dönüverdik:) Hazır bekliyomuşuz meğer:))

İşte bu minik parmaklar, küt burunlu ilginç balık amcaya selam veriyor. Diğer resimdeki vantuz amcanın kuyruğu da abartısız 2m. kadar vardı..

Yılan balıkları, piranalar, benekliler, amazondan gelenler, köpek balıkları, deniz yıldızları, yengeçler ve daha neler neler… Çocuklar hepsini bir arada görerek öğrendiler. Dalgıçların elinde hiç görmedikleri kabuklu deniz canlılarına dokundular.

Rengarenk harika balıkların görsel şölenlerini izlediler. Bazen gördüklerinin bir balık mı yoksa kuş mu olduğunu bilemediler. Suyun içinde olduğuna göre balıktır dediler…

Akvaryumlar çok çok büyüktü, ama onlardan da güzeli tünel kısmı idi. Tünelde tamamen suyun içine girmiş hissine kapılıyorsunuz. Yürüyen bandın üzerinde tünelden geçerken harika bir görsel şenlik yaşıyorsunuz…

Bu kocaman vantuzları görüyor, dalgıçların elindeki yiyecekleri nasıl da oburca hüplettiklerine şahit oluyorsunuz. Daha görmediğim ne çok canlı vardır kimbilir diye de kendinizi düşünmekten alamıyorsunuz…

Büyük küçük bir çok deniz canlısını burada görüyorsunuz. İsterseniz köpekbalıklarının yanına dalabiliyorsunuz da. Ben o kadarına cesaret edemezdim doğrusu:) Her ne kadar şirin görünseler de cesaret işi :))

Bakın sivri dişleri ile ne kadar da sevimli Jaws kardeş:))

Tünel çıkışında da benim çok da anlam veremediğim bu korsanlarla karşılaşıyorsunuz:)) Sanırım görselliği canlı tutmak, zenginleştirmek istemişler… Her ne kadar bana anlamsız gelse de, çocuklar bunları da çok sevdiler.
İşte bu da tünelin genel görüntüsü.. Gerçekten harikaydı, aklım orada kaldı, o sessiz sular ülkenin çok sesli korosunda kaldı aklım… İstanbul’da iseniz veya yolunuz düşerse, gitmeye çalışın bence. Çocukla gezilecek çok şirin yerlerden Turkuazoo…  

Kaliteli Vakit Geçirme

Kızıma kendim bakıyorum.Evde tüm gün beraberiz. Özellikle de dışarı çıkmanın her zaman mümkün olmadığı kış aylarında.. Ben şunu farkettim: Malum anne-kız olarak yapmak istediklerimiz konusunda bir vakit sıkıntımız yok. Güzel bir programlama ile herşeye geniş geniş vakit ayırabiliyoruz. Ama malesef durum bundan biraz farklı olabiliyormuş kış aylarında. En azından bizim için öyleydi. Soğuktan dolayı evde çok fazla vakit geçirmek zorunda kaldık. Bu durum bazen ikimizi de bunalttı.Evde oyalama(!) adına çok fazla oyun oynamak zorunda kaldık. Oyuncaklarımızdan öyle sıkıldık ki artık gözümüzün önünden kaldırmak istedik,ki özleyelim,bir süre sonra tekrar oynayabilelim. İşte tam da bu dönemde anladım ben , “aktivite” dediğimiz şeylerin bizim için ne kadar da gerekli olduğunu.

Nedir aktivite? Bizim için,oyuncak dışı materyallerle,öğrenme,gelişme ve eğlenme.Bizim için tarif bu.Bazen bir küçük peynir kabından diğerine kibritleri tek tek aktarma,bazen sofra bezi üzerine dökülmüş bir tabak mercimek arasına gizlenmiş minik düğmeleri seçip kutuya doldurma.. Adına ne derseniz diyin. Hele ki Betül gibi oturarak oynanan oyunlara karşı sabrı yernde olan bir çocuğunuz varsa,bunlar sizin için tam biçilmiş kaftan oluyor. Biz anne-kız çok keyif alıyoruz. Açıkça söylemeliyim,bu aktiviteler olmasaydı,sanırım hergün yeni bir oyuncağa ihtiyacımız olacaktı :) Peki bir çocuk,yeni bile olsa bir oyuncağa en fazla kaç dk. ilgi gösterir? Bizim için bu sorunun cevabı buraya yazmaya değer olamayacak kadar kısa :)

Yani yapabilecekleriniz sizin hayalgücünüz ve çocuğunuzun ilgi duyduğu alanlarla sınırlı.

Şimdilik bu konu ile ilgili bir kaç link verip gerisini sonraya bırakıyorum:

(bu linklerdekiler arasından yaşa ve ilgiye göre seçim-eleme-değişiklik yapmak size kalmış)

Burası, burası, burası, burası, burası , burası ve burası.